"Adalet elbet yerini bulur. Bunun için ya bir yol bulunur ya da bir yol yapılır."

ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ / İZALE-İ ŞUYU / MİRAS PAYLAŞIMI DAVALARI


Hukukumuzda birlikte mülkiyet ilişkisi iki farklı rejime tabi tutulmuş ve bu haliyle düzenlenmiştir. Paylı Mülkiyet ve Elbirliği Mülkiyeti'nden ibaret olan bu ayrımda, payların belirlenmiş olup olmaması en önemli  ayrıştırıcı kıstastır. Bununla beraber sahip olunan mülkiyet hakkının ortaklığa konu malvarlığı değerinden bağışık olarak tasarrufa konu edilmesi ve ortaklık konusu malın yönetimine ilişkin kurallar yönünden bu iki mülkiyet çeşidi kendine has kurallara tabidir.  Ortak olan özellik de şudur ki; hissedarların hakkı ortaklığa giren ve maddi olarak bölünmüş olmayan malın tamamına yaygındır.

      Mirasçıların tereke üzerindeki hakları da elbirliği mülkiyetinin kanundan doğan örneklerindendir. Bu husus Türk Medeni Kanunu Madde 640'da şu şekilde düzenlenmiştir:



  "  Birden çok mirasçı bulunması halinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir.
          Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. "



      Ortaklığın Giderilmesi Davaları ise yukarıda kısaca izah olunan birlikte mülkiyet ilişkisinin sonlandırılarak ferdi mülkiyete geçişi amaç edinen bir dava türüdür. Kanun koyucu elbirliği mülkiyetine tabi malvarlığı değerlerinin paylaşımının da paylı mülkiyet hükümlerine göre yapılacağını düzenlemiştir ve özetle tek bir paylaşım şekli öngörmüştür. 

Bu noktada Türk Medeni Kanunu Madde 698 hükmü uygulama alanı bulur.



      " Hukuki bir işlem gereğince veya paylı malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması sebebiyle paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü bulunmadıkça, paydaşlardan her biri malın paylaşılmasını isteyebilir.

Paylaşmayı isteme hakkı, hukuki bir işlemle en çok on yıllık süre ile sınırlandırılabilir. Taşınmazlarda paylı mülkiyetin devamına ilişkin sözleşmeler, resmi şekle bağlıdır ve tapu kütüğüne şerh verilebilir.

Uygun olmayan zamanda paylaşma isteminde bulunulamaz."



Bu hüküm hangi durum ve koşullarda paylaşma isteminde bulunulabileceğinin sınırlarını belirlemiştir. Bu haliyle;

- Taşınmaz belirli bir amaca özgülenmiş ise paylaşma isteminde bulunulamayacaktır. Örneğin; Kooperatiflerce yapılan binalar için Kooperatif  Tüzüğüne devrin imkansızlığı konmuşsa, ortaklığın giderilmesi istenemez.

- Kanun metninde geçen hukuki işlem kavramının en yaygın örneği ise İdame-i Şuyu sözleşmesidir. Bu haliyle mülkiyet hakkı sahiplerine yapacakları bir sözleşme ile ortaklığının devamını kararlaştırma yetkisi tanınmıştır. Kanun koyucunun on yıl ile sınırladığı bu süre zarfında paylaşma isteminde bulunulamaz. Bu sözleşmeler bir taşınmazı konu alması halinde resmi şekil şartına tabi tutulmuştur. 

- Paylaşma isteminde bulunulamayacağı öngörülen " uygun olmayan zaman" ise olağan dışı değer kaybının yaşandığı dönem ile inşaat halinin devamı sırası şeklinde örneklendirilebilir.

Tüm Bunlarla Beraber;
- Tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz malların ortaklığının giderilmesi dava yolu ile istenemez.
- Kamulaştırılan taşınmazlarda buna ilişkin karar ilgililere tebliğ edildikten sonra o taşınmazın devir ve temliki yapılamayacağından bu durumdaki taşınmazların satış yoluyla ortaklığının giderilmesi istenemez.
- Kamu mallarının ortaklığının giderilmesi talep edilemez. Ancak Hazinenin kamu malı niteliğinde olmayan özel mülke konu olan taşınmazdaki paydaşlığı o malın ortaklığının giderilmesine engel teşkil etmez.
- Başkasının arsasına yapılan bina, arzdan ayrı olarak  ortaklığının giderilmesi davasına konu edilemez.
- Ortaklığın giderilmesi davalarında davaya konu olan taşınmaz malın kirada olması, hacizli veya ipotekli bulunması, üzerinde irtifak veya intifa hakkı olması, geçerli satış vaadi sözleşmesi ile veya haricen satılmış bulunması bu davaların görülmesine mani değildir. Ancak bütün paydaşlar taşınmazı belirli bir süre bir şahsa kiralamışlarsa kira süresince ortaklığın giderilmesi davası açamazlar.
- Ortaklığın giderilmesi taşınmazın tamamı için söz konusu olur. Belirli bir payın ortaklığının giderilmesi mümkün değildir. ( 6.HD. 04.02.1982T. 959E.- 985K. ) 
- Tapulu taşınmaz mallar gibi taşınır mallarında ortaklığının giderilmesi istenebilir. Mülkiyeti muhafaza kaydıyla satılan motorlu aracın da ortaklığının giderilmesi mümkündür. Arzın teferruatı sayılan taşınır mallar da yalnız başına ortaklığın giderilmesine konu edilebilir.
-Muris adına tapuda kayıtlı taşınmaz malın, mirasçılar arasında ortaklığın giderilmesi için tapuda intikal muamelesinin yapılması şart değildir. İbraz edilecek veraset ilamına göre intikal muamelesi yapılmadan da ortaklığın giderilmesine karar verilebilir.



PAYLAŞIMIN NASIL YAPILACAĞI: 

Bu noktada uygulanacak kanun hükmü Türk Medeni Kanunu Madde 699 hükmüdür:



      " Paylaşma, malın aynen bölüşülmesi veya pazarlık ya da artırmayla satılarak bedelinin bölüşülmesi biçiminde gerçekleştirilir.

Paylaşma biçiminde uyuşma sağlanamazsa, paydaşlardan birinin istemi üzerine hakim, malın aynen bölünerek paylaştırılmasına, bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para eklenerek denkleştirme sağlanmasına karar verir.

Bölme istemi durum ve koşullara uygun görülmezse ve özellikle paylı malın önemli bir değer kaybına uğramadan bölünmesine olanak yoksa, açık artırmayla satışa hükmolunur. Satışın paydaşlar arasında artırmayla yapılmasına karar verilmesi, bütün paydaşların rızasına bağlıdır."



Görüldüğü üzere öncelik aynen taksime tanınmıştır. Diğer bir anlatımla mahkeme öncelikle münhasır mevzuat uyarınca fiili taksimin mümkün olup olmadığını araştırmalıdır. Ne var ki bu noktada taleple bağlılık ilkesi gereğince paydaşlardan birinin aynen taksimi istemiş olması gerekir. Yalnızca satış suretiyle ortaklığın giderilmesi istenen bir davada aynen taksim yoluna gidilemeyecektir. Yapılan tahkikat neticesinde aynen taksimin mümkün yahut uygun olmadığı anlaşılırsa satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilir. Bu noktada taşınmazın arttırma yoluyla satışı neticesinde elde edilen gelir mülkiyet hakkı sahiplerine payları oranında ödenir. Yargılama giderleri yönünden de aynı usul uygulanacaktır. Davacı ve davalı sıfatlarının usul hukukundan doğan bir isimlendirmenin ötesine geçmediği ve tarafların hissedar olarak yer aldığı ortaklığın giderilmesi davalarında, yargılama masraflarını peşinen üstlenen tarafın yapmış olduğu giderler diğer pay sahiplerinin hissesine karşılık gelen miktardan ve yine hisseleri oranında alınarak kendisine ödenir. 



      Mirasın paylaşımı yönünden irade serbestisini esas alan yasa koyucu terekeye konu malın paylaşımında mirasçıların anlaşma suretiyle bir sonuca varmalarını öncelik olarak kabul etmiştir. Aksine bir durumda ise öncelikle mirasa konu değerin fiilen taksimini, bu mümkün olmazsa bir bütün olarak mirasçılardan birine özgülenmesini ve denkleştirme hükümleri ile mirasçıların haklarının muhafazasını arzulamıştır. Bu noktada da önceliği mirasçıların iradesine tanıyan kanun koyucu son çare olarak tereke malının satılarak mirastaki paylar nispetinde getirisinin paylaştırılmasını öngörmüştür. Yalnızca miras ortaklığından doğan izale-i şuyu istemleri yönünden de Türk Medeni Kanunu 651 hükmünde yukarıda anlatılan paylaştırma yöntemine yakın bir yolun öngörüldüğü yalnızca küçük nüans farklılıklarının kendini gösterdiği anlaşılmaktadır.

      Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2011/222 sayılı kararında belirttiği üzere aynı nitelikteki taşınmazların ad çekme suretiyle miraşçılara özgülenebilmesi, bu suretle arzulanan sonuca göre aynen taksimi mümkün kılacak yöntemlerin tespitinin titizlikle araştırılması, paya karşılık gelen değere ilişkin hakkın tamamına ulaşılabilmesi,  dava sürecinde hususi hükümler dayanak yapılarak ileri sürülecek özgülenme talebi ve aidiyet iddilarının uzmanlıkla çözümlenmesi adına ortaklığın giderilmesi ve miras davalarında alanında yetkin bir avukattan hukuki yardım alınmasında yarar vardır.

                                                                  Av. Alperen ÖZDEMİR